Yaşam amacını bul

Her birimizin bu dünyada bir varlık amacı var. Paulo Coelho, ünlü Simyacı‘sında buna kişisel efsane (personal legend) diyor. Adı her ne olursa olsun, hepimizin; büyük, karmaşık, sihirli bir kurgunun içinde yaşadığı konusunda onunla hemfikirim. Tanrı’nın -ya da evrenin- bu ödülü bir avuç şanslı kişiye dağıtmadığından adım gibi eminim.

 

Mark Twain, “Hayatında iki önemli gün vardır; biri doğduğun gün, diğeri de neden doğduğunu keşfettiğin gün” diyor. Bence çok haklı. Çünkü doğar doğmaz nefes almaya başlasak da, asıl bu dünyaya neden geldiğimizi anladığımızda yaşamaya başlarız.

 

Bir şey için yaşamıyorsan, hiçbir şey için ölürsün derler. Hiçbirimiz ölmek istemeyiz ama nedense pek azımız neden doğduğumuzu keşfedecek cesareti gösterebilir.

 

PEKİ BU YAŞAM AMACI NASIL BİR ŞEY?

Bu, olacağın bir şey değil. Yani bir meslek, bir mevki ya da bir unvan değil… Yaşam amacı dediğim şey, gözünü kapadığında huzur içinde olmanı sağlayacak en değerli sır. Tüm benliğinle kendini adayacağın bir yol. Ne para ne de başka herhangi tür bir maddi zenginlikle ilgisi olmayan bir yol hem de... Aslına bakarsan, seninle de ilgisi yok.

 

Ne o? Kafan karıştı değil mi?

 

Bak, şöyle düşün; yaşam amacın, senin evrene dokunma YOLundur. Bu nedenle, senden başlayıp çevrene yayılan bir tür saf enerji olmalı bu. Aydınlıkla, iyilikle, sevgiyle ilgili olmalı. Seninkinden başlayıp, dokunacağın bütün yaşamları iyileştirmeli. Göz kamaştırıcı bir parlaklık yayıyor olsa bile, kalabalığın içine kolayca karışıp her şeyle bir ve eşit olacak kadar sıradanlaşabilmeli... Yaşamın biçimlerinden çok özüne ait olmalı.

 

Yoksulluk içinde geçen bir çocukluktan sonra müzikten kazandığı müthiş serveti sorulduğunda, “Öyle bir servete sahip değilim” diyor Bob Marley, “Sahip olduğum tek şeye var; Müzik.”

 

Onun yolu müzik olmuş… Bununla neler yapabildiğini anlatmaya gerek var mı?

 

(Ona yakıştırılan bir öyküye göre) John Lennon küçükken annesi ona hayatta en önemli şeyin mutluluk olduğunu söylermiş. Bir gün öğretmeni büyüyünce ne olmak istediğini sorunca, mutlu olmak istediğini söylemiş ona. “Sen soruyu anlamamışsın!” diye azar işitince, “Siz de hayatı anlamamışsınız!” demiş Lennon.

 

Mutlu olmak bile bir yaşam amacı olabiliyor yani. Keza, mutlu etmek de. İşte bu frekansta düşünmen gerek.

 

 

İYİ DE NASIL BULACAĞIZ YAŞAM AMACIMIZI?

Coelho‘ya göre yüreğine sorman yeter. Çünkü o -bir şekilde- her şeyi zaten biliyor. Susanna Tamaro da onunla aynı fikirde… Yüreğinin götürdüğü yere git diyor çünkü.

 

Gel ben seni bu aforizmalardan kurtarayım... 

 

Hani bazen bir şey yaparsın, sonra bir anda kendini dünyayı yerinden oynatacak kadar kuvvetli hissedersin ya… Hani o yaptığın şeyi, hiç sıkılıp yorulmadan günlerce yapacak gücün olduğunu düşünürsün… İşte yaşam amacın oralarda bir yerdedir. Hissettiğin o müthiş enerji, onunkidir. Onu araman gereken yer orasıdır.

 

Yalnız bunu hissedebilmen -ya da hissettiğini fark edebilmen- için öncelikle gürültüden uzaklaşmalısın. Bu dediğim şehir gürültüsü değil; kafa gürültüsü. Bilirsin; kafanın içindeki, hiç susmayan o sesten söz ediyorum. Yapmayı çok istediğin bir şeyi yapmaman için bir sürü mantıklı neden uyduran sesten… Hastalıktan kırılıp işe gidemediğinde sana kendini suçluymuşsun gibi hissettiren sesten… İşte susturman gereken ses, o gevezeninki.

 

Şu anda yaşamınla yaptığın şey her neyse; eğer seni gerçekten mutlu etmiyorsa -yani yukarıda söylediğim o müthiş enerjiyle içini doldurmuyorsa- o zaman onu yapmayı bırak ve oradan hemen uzaklaş!

 

Yaşam amacını bulmak için kendine ihtiyacın var. Muhtemelen farkında değilsin ama uzun bir zamandır kendinde değilsin.

 

Kafandaki sesi susturduysan, şimdi eline boş bir kağıt ve kalem alıp şu soruları yanıtla.

 

NE?

  • Yaşamının sonunda bu amaca ulaşmış olmak sana yetecek mi?

  • Gözlerini huzur içinde kapayabilecek misin?

  • Şu anda yaptığın şey, bu amaca ulaşmana yardımcı oluyor mu?

Gerçekten yaşam amacını bulmuş ve onun için çalışıyorsan, yukarıdaki üç soruya da hiç düşünmeden EVET demiş olmalısın.

 

NEREDE?
Anatole France, ”Büyük işler başarmak için, harekete geçmenin yanında hayal etmek de gerekir” der.

  • Peki senin hayallerin neler?

  • Amacına ulaştığında NEREDE olacaksın? Yaşamın neye benzeyecek?

Bu soruların yanıtları, büyük bir gerçeklik hissiyle kafanda canlanmış olmalı.

 

NE ZAMAN?
Paulo Coelho, “Zaman öldüreceğinize bir şeyler yapın. Çünkü zaman sizi zaten öldürüyor” diyor.

  • Amacına NE ZAMAN ulaşmış olmayı planlıyorsun?

  • Belirlediğin süre gerçekçi mi?

Bunun uzun soluklu bir koşu olduğunu unutmaman gerek. Keşfedeceğin yaşam amacının, kısa zamanda, kolayca yapılacak bir şey olmayacağına bahse girerim.

 

NEDEN?
“Yaşamaya değer bir şeye sahip olduğumuzu ancak onun için ölmeye hazır olduğumuzda anlarız” diyor Che Guevara.

  • Bunu NEDEN yapıyorsun/yapmak istiyorsun?

  • Bu yolda gereken fedakarlıkları yapmaya hazır mısın?

  • Yapacağın fedakarlıkların amacına değer olduğuna inanıyor musun?

İşte yaşam amacı böyle bir şey. Uğrunda tükenebilir, küçülüp yok olabilir, hatta arkanda bir iz bile bırakamayabilirsin. Her şeyini verip, hiçbir şey elde edemeyebilirsin. Çekeceğin tüm acılara ve sıkıntılara rağmen hedefe varmak yerine yolculuğun kendisinden mutlu olabilecek misin?

 

NASIL?
Anatole de Saint-Exupery, “Ortada plan yoksa hedef sadece bir dilektir” diyor.

  • Amacına NASIL ulaşacaksın? Bunun için bir planın var mı?

  • Bu plan uygulanabilir mi?

  • Planını uygulayabilecek kaynaklara sahip misin? / erişimin var mı?

Seçtiğin yolda nasıl ilerleyeceğinle ilgili bir fikrin yoksa, otostopçular gibi bindiğin arabanın gittiği yere kadar gidersin. Gideceğin yolu seçtiğin gibi varacağın yeri ve oraya nasıl varacağını da düşünmelisin.

 

KİM?
“Olmamız gereken şeyi, olduğumuz gibi kalarak olamayız” diyor, Max de Pree.

  • Peki sen amacının gerektirdiği dönüşüme gönüllü ve hazır mısın?

  • Bu dönüşüm sırasında yanmaya, acı çekmeye, fedakârca vermeye, hatta hor görülmeye, küçümsenmeye, belki de alay edilmeye hazır mısın?

Şu anda KİM olduğunu ve amacına ulaşmak için KİM olman gerektiğini bilmek zorundasın. Bugünkü SEN ile gelecekteki SEN zaten birbirine benzemeyecek. Neye dönüşeceğine sen karar vermelisin.

 

 

SON SÖZ

Bu soruların yanıtlarını dürüstçe verebildiysen sevgili arkadaşım, o zaman yolun açık olsun! Karanlıkta bir ateş böceği gibi parlayacaksın.

 

Henüz bu soruların yanıtlarını bilmiyorsan, üzülme. İnan bana kolay değil… Yeter ki, aramaktan vaz geçme. Bugün zifiri karanlıkta da olsan, gökyüzüne bakmayı bırakma. Bir gün mutlaka sen de dileğini gerçekleştirecek bir yıldızın kaydığını göreceksin.

Please reload

Öne Çıkanlar

"Nefret" üzerine

1/10
Please reload

En Yeni Yazılar
Please reload

Arşiv