Yaşamın sırrı, bir ulu çınar.

 

Ben her geçen gün ileri gittim...
Yolum aydınlık, kılavuzum bilim, uygarlık ve vicdan oldu.

 

Bunların hiçbiri parayla olmadı.
Aksine; parayı seçseydim milyoner olmak kolaydı.
Kendimle yarıştım hep; sadece "dünkü ben"le oldu derdim.
Yaşamımın anlamını, ışığın peşine düşmekte, aydınlığı yaymakta buldum.

 

Doldum, paylaştım, büyüdüm...
Etrafımdaki küçük dünya her geçen gün biraz daha karanlığa gömülürken...
Ben her geçen gün yukarı çıktım.
Ve asla geri adım atmadım.

 

Şanslı olduğumdan değil. 
İnanmam şansa; tembel insan işidir.

 

Dedim ki kendi kendime:
Hiçbir şeyi bedavaya alamazsın.
Bedavaya gelmiş yaşamın seni yanıltmasın.
Tırnak uzatacaksın, avına tutunmak için.
Yaralanmaktan korkmayacaksın.

 

Yaralarını da kendin dikeceksin ama.
İstediklerin için tükenecek, inandıkların için öleceksin.
Bir kartalın pençesi gibi yapışacaksın tuttuğuna.
Çözemeyecekler...

Ne ellerini, ne de seni.
 

Başkasının karalama defteri olmayacak alnın.
Kendi kaderini, kendin çizeceksin.

 

Senin gibi kendiyle yarışanlar olacak etrafında.
Bu dünyaya geldiği gibi gidenlerle değil işin.
İyiyle kötüyü ayırabilenlerle yürüyeceksin yaşamda. 
Doğruyla yanlışı bilenlerle...
Kafası karışıklar mı? Onları geçeceksin.
Fanatikleri de.
Bir de hayalperestleri.
Boş ver!

 

Sen mi uyandıracaksın uykudaki ruhları?
Akıllara sen mi zekâ katacaksın?
Karanlıktan katranlaşmış yüreklere sen mi su olacaksın? 
Görmeyen gözleri sen mi açacaksın?

 

Bırak bunları...

Sen ulu bir çınar ol.
Sal köklerini sonsuz toprağın içine... 
İsteyen, serin gölgene gelsin.

Please reload

Öne Çıkanlar

"Nefret" üzerine

1/10
Please reload

En Yeni Yazılar
Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketler